İçeriğe geç
Rıza Yaman

Seri · Yumurta Kabuğu Oyma · 4 eser

Göbeklitepe

Taş zamanın yüküdür, kabuk ise zamanın ruhudur.

İnsanlık, zamana karşı direnmek için önce taşı seçti. 12.000 yıl önce, Göbeklitepe'nin ıssız tepelerinde, taşın soğuk sertliğine ilk "cümlesini" kazıyan o kadim eller; doğa ile kurulan o ilkel, sarsılmaz ve derin bağın ilk şahitleriydi. Tilkinin çevikliği, akrebin gizemli sessizliği ve yılanın sonsuz döngüsü; tapınakların T biçimli sütunlarında ölümsüzleşti.

Bugün, o devasa taşların hafızasını yeniden hatırlamak için, tarihin en narin ve kırılgan yüzeyine, yumurta kabuğuna yöneliyorum. Göbeklitepe'nin tonlarca ağırlığındaki sütunlarına işlenen semboller, dünyanın en ince, en geçirgen ve en kırılgan zeminlerinden birinde yeniden vücut buluyor.

Geçmişi kırmıyorum; onu, yaşamın en kırılgan kabuğunda yeniden yaşatıyorum.

Göbeklitepe
T biçimli Göbeklitepe sütunu önünde motifli yumurtalar

Tarihin İlk Sayfası

Y.15

Göbeklitepe

Anadolu: İnsanlığın ilk cümlesi, tarihin ilk sayfası.

Gün batımında Göbeklitepe dikilitaşları arasında yeşil motifli yumurtalar

Taşın Ağırlığından, Kabuğun Zarafetine

Y.16

Göbeklitepe

Göbeklitepe'deki o sert figürleri kabuğun ipeksi ve geçirgen yüzeyinde yeniden inşa etmek; insanlık tarihini sabitlemek değil, onu her an yeniden doğan bir formda yaşatmaktır.

Mavi hayvan figürlü, Göbeklitepe motifli yumurtalar

En Ağır Geçmiş, En Narin Yüzey

Y.17

Göbeklitepe

Tarih, taşlar gibi değişmez bir yük müdür? Yoksa yaşamın kendisi gibi, kırılgan bir dengede her an yeniden kurulan bir zarafet mi?

Kırmızı hayvan figürlü, Göbeklitepe motifli yumurtalar

Avuç İçine Sığan Taşlar

Y.18

Göbeklitepe

Geçmişi kırmıyorum; onu, yaşamın en kırılgan kabuğunda yeniden yaşatıyorum.